MARDİN'Lİ TAŞINI KULLANMAYINCA YATIRIM ATIL KALDI

19 Kasım 2011, Cumartesi 12:20

     

UNESCO'nun dünya mirası listesine girmek için uğraşan, Mardin'de tarihi dokunun korunmasının en önemli unsurlarından Mardin Taşı kullanımı konusunda sıkıntı yaşanıyor. 30 yıl sonra doğduğu şehre dönerek kurduğu fabrika ile Mardin Taşı'nı yeniden gün yüzüne çıkaran girişimci Yasemin KÜNTECİ, şehrin ilgilenmemesi nedeniyle 1 milyon euro harcayarak kurduğu fabrikada yaptığı üretimi il içinde satmakta zorlanıyor. KÜNTECİ, Kanada'ya kadar ihracat yapmasına rağmen, Mardin'e bu taşı kabul ettirememekten yakınıyor. Yasemin KÜNTECİ, Mardin ilinin 5 bin yıldır ayakta kalmasının Mardin taşına bağlı olduğunu söyledi. Buna rağmen, ilde yapılan restorasyonlarda dokuyu ve renk uyumunu tamamen bozan, farklı illerden getirilen taşların kullanıldığını belirten KÜNTECİ, "Maalesef Mardin de restorasyon projelerine aykırı malzeme kullanılıyor. Bu durumun restore edilen binaları yamalı bohça gibi göze hoş göstermemektedir." dedi. Bu durumun restore edilen binaların göz zevkine aykırılık yarattığının altını çizen Yasemin KÜNTECİ, "Mardin çok sert bir iklime sahiptir. Bu yüzden başka illerden getirilerek restorasyon ve tamiratta kullanılan taşlar kısa süre içinde yıpranıp şekil değiştiriyor. Oysa bu şehir 5 bin yıldır bu sağlam taşlarla ayakta kalabilmiştir." dedi. Mardin Taşının birçok laboratuarda test edildiğini belirten KÜNTECİ, "Afyon Kocatepe Üniversitesi Doğaltaş Laboratuarında yapılan testin sonuçlarına göre Mardin Taşı dünyanın en sert taşından bile 4 kat daha dayanıklı çıktı." diye konuştu. Mardin bir miras şehridir. Değerlerini korumak zorundadır. Doğup büyüdüğü şehre yıllar sonra dönerek elini taşın altına soktuğunu ve büyük risk altına girip 100 yıllık ocağı yeniden açtığını belirten KÜNTECİ, "Ben Mardin için geldim. Bu kadar risk üstlenip ciddi yatırım yaparken, bu şehrin insanları çeşitli kurullardan çıkan kararlara rağmen, kendi illerindeki taş yerine başka illere yöneliyorlar." dedi. Mardin taşının sadece Türkiye de değil yurtdışından da ilgi gördüğünü vurgulayan Yasemin Künteci, şunları söyledi: "Ben binlerce kilometre uzaktaki Kanada'ya kadar taş gönderirken, Mardin'de bunların kullanılmasını sağlayamıyorum. Irak'a satış yaptım. Hatta Mardin taşından Lüleburgaz'da saat kulesi, Van'da cami yapıldı."dedi. Kendisini Don Kişot gibi hissettiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı dahil ilgili tüm bakanlıklara sorunun çözümü için başvuruda bulunduğu söyleyen Künteci, "Mardin bir miras şehridir. Buraya gelip restorasyonları görenler şaşırıyor. Binalara bakarken içi acıyor. Restorasyonlar usta tercihine bırakılacak konu değil, dikkat edilmesi gereken önemli bir noktadır." dedi. Aynı zamanda Mardin taşını işleyecek kaliteli usta sistemini de eğitim yoluyla tekrar canlandırdığına vurgu yapan Yasemin Künteci, böylece kaybolmaya yüz tutan bir mesleğin, yok olmadığını sözlerine ekledi.






 
Son Eklenen Haberler