GERİ DÖNEN KONTEYNERLERİNİZ…

24 Nisan 2013, Çarşamba 16:29

     

GERİ DÖNEN KONTEYNERLERİNİZ…

Uzun bir aradan sonra tekrar buluştuk sevgili dostlar. Görüşmeyeli nasılsınız afiyette sağlık sıhhat ve berekettesinizdir dilerim. Efendim ben iyiyim elim ayağım tutuyor gözüm kulağım sağlam ya aklım ve kalbim çalışıyor ya gerisi gelip geçici kalıcı olan önce sağlık huzurdur. Niye yoktum diye merak ettiniz herhalde. Ya da ben merak ettiğinizi sorduğunuzu düşünüyorum. Ay bir insan bu kadar mı megolamanyak olur bu kadar mı kendisini bir şey sanır. Belki insanlar seni merak etmedi belki ohhh ne güzel dergimizin sayfaları arasında o köşe boş köşe, ne güzel dediniz. Her insanın biraz kendini bir şey sanması güzeldir neden mi kendisini sürekli çeki düzen halinde derli toplu bakımlı bilgili ve birikimli tutmak zorunda kalır böylelikle aranan ve istenen talep gören olduğunu düşünüyorsan sürekli kendini yenileyeceksin. İşini hayatını ona göre bir yönlendirme içerisinde yaşayacaksın. Neyse bu başka bir sayının konusu olsun bu sefer ki konumuz direk sizinle ilgili . Evet siz değerli ihracatçı firmalarla ilgili . Sektörün dönemsel olarak yaşadığı bir sıkıntıyı paylaşacağım ve çözüm önerilerini beraberce ben yazarak siz okuyarak bulmuş olacağız. Nedir bu sefer ki sorun. GERİ DÖNEN KONTEYNERLERİNİZ… Evet. Tam da anladığınız gibi GERİ DÖNEN KONTEYNERLERİNİZ hakkında bu seferki köşe yazım. Ve kimse kusura bakmasın bu konuda herkes elini taşın altına fazlası ile koyacak. Kimse kem küm vs. vs. diye kaçış yolları aramayacak. Çünkü sonuçta mağdur olan yine sizler oluyorsunuz. Konunun özü işi yaptığınız her anda dikkat ve profesyonellik. Ürünün ne olduğu hangi kalitede olduğunun yanı sıra ambalaj, gönderim, sunum özelliklerine göre kullanılan ürünler. Bunların hepsi ürünün makyajıdır. Sizin ve ülkemizin yapmış olduğu işe sahip çıkma gücüdür. Maddesel olarak sayarsak neden döner bu konteynerler? 1-İlaçlama 2-Kasaların, paletlerin ucuz malzemeye kalitesiz malzemeye kaçarak yapılmış olması ve siz bazı ihracatçıların bu malzemeleri seçmeleri. MALİYET bahanesi adı altında. 3-Kasa ve paletlerin doğru ve tam fırınlanmadan satışa çıkması ve alınması. BİLİNÇLİ VEYA BİLİNÇSİZ olarak. 4-Kasa ve paletlerin sağlıklı depolarda bekletilmemesi. Gerek ihracatçı firmalar gerekse kasacılar nezdinde. 5-Acentaların konteynerlerı gerekli temizleme yapılmadan bir sonraki ihracat için sahaya sermeleri. İçine tahıl veya deri yüklenmiş bir konteynere söz konusu eşya boşalır boşalmaz mermerlerin yüklenmesi. 6-Liman ve depo gümrüklü sahalarının sağlıksız koşullarda olması. Yüklemelerin, ihracat konusu eşyalara uygun olmayan alanlarda yüklemelerin yaptırılmasıdır.   Şimdi 1 numaralı maddeden başlayarak açarsak İLAÇLAMA;  Söz konusu ihracat eşyasının kasa veya paletleri mevsim hava şartları ve doğru ürün kullanılmak sureti ile ilaçlanmalıdır. Yaz döneme atılan ilaç dozu ile kışın atılan ilaç oranı aynı değildir. Bu İlaçlama konusu ülkelerin de taleplerine göre belirlenmiş dozlarda atılmaktadır. Peki,kim doğru yapıyor? Kim neden doğru yapmıyor? Hemen cevaplayayım. İşini bilen profesyonel ihracatçı firma neyi, ne zaman, ne kadar olacağını bilir ve gereğini üçü beşi hesaplamadan yaptırır neden mi? Çünkü 3 ten 5 ten kaçarken 1000’lerce lirası çöpe atılmış olur. Hem kendi itibarı hem de ülke itibarı zedelenmiş olur. Dünya da adı bilinçli ve bilgili iş yapmayan olarak anılırız. Kimse kızmasın darılmasın bakış açısı budur. Evet, bazı ilaçlama firmaları eksik veya yanlış ilaç kullanıyor olabilir. Bu işin çoğu zaman karşılıklı bilinçle yapıldığının söylentileri orta yerde geziyor.  İlaçlama firması fiyatları söylüyor. Firma da uygun fiyatlı olanı tercih ederek “Boş ver böyle gittiği yere kadar gitsin dönerse düşünürüz.”  Deyi düşünebiliyor. 3-5-10-20 derken hooop 1 konteynır geri geliyor sonra devamı da ardından…  Geri gelince ne oluyor?  Firma “ Yandım ben bittim ben battım ben “ türküsünü çağırmaya başlıyor. Firma yanlış ve eksik doz olduğunu biliyorsa kabul etmeyecek. İlaçlama firması yanlış ve eksik doz kullanmayacak. Firmalar ucuz fiyat versinler diye İlaçlama firmalarını sıkıştırmayacak veya birbirlerine kırdırmayacaklar. Neticede o ürünün bir maliyeti ve kar oranı var insanlar makul bir ölçüde kar edecekler elbette. Sen ilacı 30 TL ye 20 TL ye yap dersen yapılacak ilacın ne kadar doğru ve sağlıklı olacağını hatta belki de ilaçlama yapılmadan gideceğini hesaplamak zorundasın. Sonra “Ah vah ne yapacağım, demeyeceksin şapkanı önüne alıp öyle konuşacaksın. Gelelim 2 ve 3 numaralı maddeye KASA VE PALETLER. Bu iki madde birbirinden ayrılmaz ikili gibi bağlılar. Kasada veya palette ucuz malzemeye kaçarsan, yanlış ağaçtan yapılmış ürünü seçersen, konteynırların dönüş biletini gitmeden almış olursun. En önemli olanlardan bir tanesi de kasa ve paletlerin tam ve doğru ısıda, zamanın da fırınlanmış ısıl işleme tabi tutulmuş olmaları gerekiyor. Peki, bu konuyu kaç üretici ihracatçı biliyor uyguluyor. Evet, susanların çoğunlukta olduğunu görür gibiyim. Kasacılar sipariş yetiştirebilmek adına çabuk çabuk mal çıkartıyorlar; firmalar sormuyor sorgulamıyor. Hatta daha da acısı umursamıyor. Adam sendecilik yanımız ağır basıyor. Neden mi fabrikayı 3 kuruş kar ettirdik ya, maliyet azaldı ya, patronun gözüne giriverdik ya. Yok, arkadaşım kısa vadeli olarak kar etmiş olabilirsin hatta ettiğini sanmış olabilirsin ama maalesef ki fabrikaya fabrikana çalıştığın ekmek yediğin yere tamiri telafisi dönüşü olmayan zararlar açmış oluyorsun. Çünkü bu günlük düşünüyorsun yarınlık bile değil 3-5 gün hafta ay sonrasını hatta yıl sonrasını hesaplarsan daha çok ve hep kazanmış olursun. 4 numaralı madde KASA VE PALETLERİN DEPOLANMASI. Kasa ve paletleri imal edenler gerekse siz değerli üretici ve fabrika sahibi ihracatçılarımız hanginiz aldığınız o malzemeyi sağlıklı ve doğru ortamlarda MUHAFAZA ediyorsunuz.!!!  Çok az kişi olduğuna eminim. İşim gereği pek çok fabrika ve sahasını görmüşlüğüm var. İşini layıkıyla yapanlar da var şartlarını oluşturamamışlar da var işini gücünü rayına oturtmuş ama deposunu sahasını denetlemeyenler de var. Bu iş mutfağını temizlemeyen denetlemeyen restoranlardan hiç de farklı değil. O depo ve sahalar da işinizin mutfağı, göndereceğiniz malzemeyi orada sunuma hazırlıyorsunuz. Ne olur DİKKAT ve ÖZEN gösterin. O ürünleri ne zorluklarla çıkartıyorsunuz, ne maliyetler ne zahmetler çekiyorsunuz alın terleri var o ürünlerde. Hiçbirşey kolay olmuyor. O zaman o kolay olmayan şeyleri, kolay oluyor ve devamı var gibi harcamayalım ziyan etmeyelim. Gelelim 5 numaralı madde ACENTALAR VE KONTEYNER TEMİZLİK PARALARI Kaç kişi çalıştığınız acentelerinizden gelen faturalara dikkat ediyorsunuz. O faturalarda bilseniz ne adlar altında ne paralar alınıyor. Limanların almadığı ve faturalandırmadığı, talep dahi etmediği ücretlere ve işlemlere dikkat edelim. Musluktan akan suyu tespit ederek önlemini alabilirsek ortaya çıkacak olan kar marjımızdaki farkı görmemek mümkün değildir. Acenteler KONTEYNER TEMİZLİK PARASI adı altında bir bedel alıyorlar. Ama üzgünüm ki o konteynerler ne temizleniyor ne de temizlenenler gereği kadar temizleniyor. Hububat iniyor mermer yükleniyor. Deri iniyor mermer yükleniyor. Kimyasal iniyor mermer yükleniyor. Zamanla yarışılan bu sirkülasyon içerisinde yapılması gereken kalem işler yapılmıyor sonra bilin bakalım ne oluyor. Evet, tüm bu yukardaki maddeler alt alta toplanıyor ve eşittir kısmında ne olduğunu paylaşıyorum sizlerle = KONTEYNERLER GERİ DÖNÜYOR. = ÜRETİCİ-İHRACATÇI MAĞDUR OLUYOR. MADDİ MANEVİ ZARARA UĞRUYOR. Üzgünüm sevgili dostlar ama mağdur olan zararı yaşayan sizlersiniz bedeli ödeyen herkesten çok sizsiniz. O zaman ne olur DİKKAT + ÖZEN + BİLGİ. Çok önemli. Hepimiz taşın altına elimizi koyacağız ve bu ülke ekonomisine ve prestijine direk bağlı bilmemiz gereken ne varsa bileceğiz ama ne olur bile bile LADES demeyelim.  En önemli kelime ama MALİYET demeyeceğiz. Bağlı bulunduğunuz tüm dernek kurum ve kuruluşlar sizleri temsil edenler devlet makamlarında bu maliyet konularınızı mağduriyetlerinizi gündeme getirmeliler. Sizler araştırmalı ve sadece günü kurtarmayı değil yarını, geleceği inşa etmeyi düşünmelisiniz. Son olarak gönderdiğimiz konteynerlar geri geldiği zaman ilgili bunu sizlere çeşitli sebebler zinciri sunarak nedenler sıralayarak önünüze geliyor ise, size tavsiyem hemen bir suçlu tespit etmek yerine yanlışlarınızın yasal dayanaklarla yetkili mercilerle imza altına alınmış tutanak rapor resim vb ile sizlere iletilmesi gerektiğini bilin ve isteyin. Yok, oydu yok buydu gibilerinden o kadar çok bahanelerle sizleri üzmekteler ki sizler de onları kaybetmemek adına hemen sözlerine itibar etmektesiniz. Size belge ile gelsinler ama liman sahasında veya depolarda KONTEYNERLERDEN İNMEDEN belgelendirmelerini isteyin hatta ısrarcı olun. Diğer bir maddemiz 6. bu da çok önemli, Liman ve depo gümrüklü sahalarının sağlıksız koşullarda olması Gelelim son maddemize aslında bence diğerleri içinde en önemlilerden bir tanesi siz bakmayın onun son madde olmasına. Çünkü o en son aşamadır. Siz diğer tüm şartları sağlayın malınızı gümrüklü sahalara yollayın o da ne BURADA FOTOĞRAF OLACAK. Aman Tanrım o da ne konteynır su içinde. Çamur içinde. Sahalar rezalet. Hanginiz ya da kaçınız malınızın başına gidiyorsunuz ben emeğimi göz nurumu gönderiyorum oralarda neler oluyor diye merak ediyor kendiniz veya yetkilendirdiğiniz bir kişiyi kamyonunuzla yolluyorsunuz? Ben size cevap vereyim çok çok çok az. Daha konteynır ölçüler nedir bilmeyen ihracatçılarımız var. Malı kafasına göre yollayanlar var. Daha fatura kesemeyenler var. Elbette hepinizi aynı kefeye koyamam haksızlık olur ve bunca yıldır bu mesleğin içinde olan birisi olarak ayıp etmiş olurum. Peki, bu sahaların halini biliyor musunuz? Birkaç fotoğrafla bunları size gösterelim. El emeğiniz göz nurunuz alın teriniz nerelerde nasıl şartlar altında yükleniyor ve zor zahmet edindiğiniz küçük kar marjları ile elinizde tuttuğunuz tutmaya çalıştığınız müşterilerinize gönderiliyor. BURADA FOTOĞRAFLAR OLACAK. Hani derler ya sözün bittiği yer diye. Sanırım tam da oradayız. Peki, Sonuç nedir? Ne olacak bizim halimiz diyorsunuz değil mi? Ne olacak bizim halimiz denileceğine dünyada bu iş nasıl yapılıyor, kim yapıyor diye örnekleri alacağız gözlerine sokmamız gereken mercilerin gözlerine sokacağız. Elimizde koz olarak kullanabileceğimiz ne varsa kullanacağız. Sizler ülke ekonomisinin büyük bir çoğunluysanız lütfen artık bunun farkına varın. Ve önleminizi alın. Adımlarınızı atın. Sesinizi duyurun. Ben sektörünüzün bir parçası olarak elimden dilimden ne geliyorsa yapıyor, söylüyor, uyarıyor, bilgilendiriyor, uyandırıyorum. Tüm kurum ve kuruluşlar. Devletin yetkili makam ve mevkileri, mercileri. Dernekler. Odalar. Medya ve Basın-Yayın organları ve bittabi iki siz üretici ve fabrika sahipleri Tüm ihracatçı firmalar bu yukarıda saydığım maddeleri biliyor veya bilmiyor olabilirsiniz. Ama artık farkına varın ve harekete geçin. Lütfen Gün çoktan aydı.  Alın terinizi emanet ettiğiniz her yeri iyi araştırın ve seçin. Çünkü Tercihleriniz; Edindikleriniz kazanımınız veya kaybınız olacaktır. Hoş Kalın.  






 
Son Eklenen Haberler