EĞİTİM GÖNÜLLÜSÜ ERCAN AKIN

24 Eylül 2014, Çarşamba 12:05

     


Eğitimli bir işadamı olan ve sanayi alanına akademik bilgileri getiren Ercan Akın, Burdur'a da bir Fen Lisesi kazandırdı. Yaptırdığı bu Fen Lisesinde öğrenim gören öğrencilerin eğitimli olmasından gurur duymak ve bu gururla gelecekte eğitimli işadamları, işkadınları ve yöneticilerin yetişmesini sağlamak yolunda sağlam adımlar atan Akın, orta öğretimle yetinmeyip, şimdi de yükseköğretime katkı sunmaya hazırlanıyor. 

ERCAN AKIN FEN LİSESİNDE OSMANLI VE SELÇUKLU MİMARİSİ

Kendisi ile yaptığımız söyleşide Ercan Akın Fen Lisesini yaptırırken bina planının Osmanlı ve Selçuklu mimarisi ile yapıldığına dikkat çeken Akın, uzun vadeli yatırımlarında geçmişteki başarıları geleceğe taşıyor. Bunu Fen Lisesinde hayata geçiren Ercan Akın, aynı tarz uygulamayı yaptıracağı Tıp Fakültesinde de yapmayı planlıyor. 

Okuyan, eğitimli bir insanla okumamış eğitimsiz bir insanın hiçbir zaman aynı olmadığını savunan Ercan Akın, 1980li yıllarda Burdurlu müteşebbis ve işadamlarının doğru iş kollarına yönlendirilmediğine yakındı. Tekstil sektöründe 10 yıl faaliyet gösterdiğini söyleyen Akın, her ne kadar bu süreçte de en iyisini yapsa da Burdur ekonomisinin geleceği olan mermer sektörüne geç girildiğini vurguluyor.  Mermer sektörünün yarattığı istihdam ve ekonomiye katkılarının günümüzde değil, bundan 20-30 yıl önce olması gerektiğine dikkat çeken Akın, bu gecikmenin temelinde de eğitimsizliğin yattığını savunuyor. Kendisinin, yabancı dil eksikliğinden dolayı çoğu uluslararası fuara katılamadığını teessüfle dile getiren Akın, “Eğitimli bir çobanın yetiştirdiği koyunlar ile eğitimsiz bir çobanın yetiştirdiği koyunlar aynı olmaz.” diyor.

ERCAN AKIN FEN LİSESİNDEN SONRA TIP FAKÜLTESİ VE AVM SÖZÜ

İşadamı Ercan Akın, yaptırdığı ve faal olan Fen Lisesi ile yetinmiyor. Burdur'un gözbebeği Mehmet Akif Ersoy Üniversitesine bir adet Tıp Fakültesi yaptırma sözü de veren Ercan Akın, üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin takdirini kazandı. 

Eğitime bu kadar gönül veren ve yaptırdığı ve yaptıracağı okullar için çıkabilecek engelleri ortadan kaldıran Akın, Burdur'un öncelikli ihtiyacı olan Alışveriş Merkezi(AVM) de yaptıracak. Burdur'da kazandığını yine Burdur'a yatırım olarak harcayan Ercan Akın, kırdığı vergi rekorları, istihdam ettiği kişi sayıları, milli ekonomiye katkıları ve Burdur yatırımları ile şehir ekonomisinin en parlak yıldızı konumunda. 

Bir sanayici için 20 yıl büyük bir zaman değil. Sizin bugünkü başarınızın sırrı eğitimci olmanız, mermer sektöründe AR- GE çalışması yapmanız ve işçilerinizi eğitmeniz midir?

ERCAN AKIN: Evet doğrudur. Ben eğitime gönül vermiş ve eğitim çalışmalarına son derece önem veren bir sanayiciyim. Bunu bir örnekle açıklayayım: Ben 1986 yılında bayilik almak için bir genel müdürün karşısına öğretmen kimliğimle çıktım. Takım elbisem, kravatım ve bir öğretmenin saygı çerçevesindeydim. Bayilik istediğimi söyledim. O genel müdür önce duruşuma baktı, daha sonra oturduğumuzda benim konuşmalarımı dinledi. Eğer ben eğitilmemiş birisi olsaydım, o genel müdürün karşısında o bayiliği alamazdım. 
İlk bayiliği 1986 yılında aldım ve o bayiliğin sayesinde sıfırdan ticarete başladım. Bu bayiliğin sayesinde de para kazandım. O paraları da kartopu gibi yuvarlayarak, ta ki tekstil yatırımına girene kadar biriktirdim. Paraları yuvarlayıp, büyük bir kartopu oluşturdum. Bu da yine eğitimin başarısıdır.

TİCARETTE DÜRÜSTLÜK EĞİTİMLE ALAKALIDIR
Bir işi başarabilmek için, karşınızdakini ikna etmek için ne yapmak gerekir, doğru cümleler kullanmak gerekir. Bir öğretmen, bir eğitilmiş insan ne kadar yalan söyleyebilir ki? O kişi ne kadar hile yapabilir ve ne kadar karşısındakini kandırmak için çaba sarf edebilir ki! Belki cahil bir kişi bunların çoğunu yapar ama eğitilmiş bir insan, hele ki öğretmen olan bir insan bunlardan tamamen uzak durur.  Aile terbiyemi de işin içerisine sokarak; disiplinli bir ailenin çocuğu olarak, düzgün cümleler kurup, hile yapmadan, dürüst tüccarlık kurallarıyla ticaretimi yaptım ve sonuçta da para kazandım.  Ticarette dürüstlüğün eğitimle alakasının bulunduğuna inanıyorum. Bunun, az önceki sorduğunuz sorunun da cevabı olarak bu başarımın yegâne sebebi eğitimdir. Eğitimli olmanın farkı buradadır.

 

BURDUR'DA OKUMAK, DEVLET KAPISINDA İŞ BULMAK OLARAK ANLAŞILIYOR 
Bu noktada sözünüzü keserek şunu soralım: Avrupa'da insanlar kendi kültürlerini ve kendi aile yapılarını geliştirmek için eğitim alıyorlar, sizce Türkiye'de eğitim almak makam sahibi olmanın ilerisine geçiyor mu, eğitimci olarak bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

AKIN: Bunun altında aslında başka bir soru yatıyor. 'Acaba oğlumu- kızımı bir devlet kapısına dahil edebilir miyim?'. Bu birinci nedendir. İkinci neden de tabi makam ve mevki sahibi olmak. Bu bence ikinci aşamada. Ama birinci aşamada devlet kapısında bir görev alabilmesidir. Devlet kapısında bir görev aldığı zaman hayatını kurtarmış oluyor, bizim Burdurlu insanlarımızın yegâne düşüncesi budur. Görüyorsunuz; sanayiciliğin, yatırımcılığın, müteşebbis ruhun çok fazla gelişmeme nedenlerinden birisi de budur. Şimdi bana şunu diyorlar: Benim 2 çocuğum var ikisine de dedim ki sonuna kadar sizi okutacağım. Amerika ise Amerika, İngiltere ise İngiltere, Türkiye ise Türkiye. Ve nitekim de okuttum. Evlatlarımın çok büyük faydalarını ve desteklerini görüyorum.  Bana diyorlar ki 'Sen niye çocuklarını okutuyorsun, senin çocukların devlet memurluğu mu yapacak da onları okutuyorsun!' 'Onların okumaya ihtiyacı mı var?' diye soruyorlar. 

Buradan ne anlaşılıyor? Okumak, sırf devlet kapısında bir yer edinebilmek maksadıyla gerçekleştiriliyor. Hâlbuki okumanın veya eğitimli olmanın az önce söylediğim sebepleri hesap edilmiyor.  Bu hasbelkader birisinin ticarete veya sanayiciliğe soyunması halinde acaba eğitimli olması mı muteberdir yoksa alaylı olması, tüccarlıktan yetişmiş bir sanayici olması mı muteberdir? Şimdi söylüyoruz, 3 yabancı dil biliyor, 5 yabancı dil biliyor diyoruz. Böyle sanayiciler kendini aşmış sanayicilerdir.

YURT DIŞINDAKİ FUARLARA DİL BİLMEDİĞİM İÇİN KATILAMADIM
Benim yabancı dilim Fransızca idi. Bir işe yaramadı. Eğer benim dilim İngilizce olsaydı ve iyi derece bilseydim ben bugün belki bir bu kadar daha büyürdüm. Çünkü ihracatta çocuklarım yetişene kadar dil konusunda çok büyük problemler yaşadım. Yurt dışındaki fuarlara dil bilmediğim için katılamadım. İngilizce bilgim olmadığı için uluslararası fuarlara katılamadım.  Dolayıyla bir lisan bir insandır. Lisan; eğitim bunların hepsi sanayide ve ticarette öneli konulardır. Bu sebeple ben bugünkü başarımı eğitime borçluyum. 

ERCAN AKIN FEN LİSESİNİ AÇMAK ANLATILMAZ; YAŞANIR BİR DUYGU
Ercan Akın Fen Lisesinin nostaljik bir mimarisi var, Fen Lisesinin mimarisini özellikle mi seçtiniz?

AKIN: Evet özellikle seçtim. Ercan Akın Fen Lisesinin mimarisi Osmanlı- Selçuklu mimarisiyle oluşan bir plandır. Ben gerçekten tarihini çok seven, tarihiyle övünen ve gurur duyan bir sanayiciyim. Dolayısıyla bu mimari benim özellikle seçtiğim bir mimaridir, kaldı ki onu süslemesi Burdur Bejiyle olacağı için bizim de mermerci olmamız sebebiyle daha da iyi oldu. Yapım aşamasında o mimari de ufak tefek, bazı kullanım alanlarında, görüntüsünde değişiklikler yapıldı, kendimize özgü isteklerimiz vardı, o isteklerimizi de yaptık; güzel bir sonuç aldık. Şu an itibarıyla herkesin beğendiği bir mimari olduğunu düşünüyorum. 

 

Adınızı taşıyan Fen Lisesi'nin açılışında ne gibi duygular hissettiniz?

AKIN: Milli Eğitim Bakanımızın, Burdur protokolünün, milletvekilleri ve kaymakamlarımızın, ilçe Belediye Başkanlarımızın, üniversitemiz rektörü ve yöneticilerinin ve vatandaşların ve öğrencilerin katılımıyla 2012 yılında açılışı yapılan Ercan Akın Fen Lisemizin haklı gururunu yaşamaktayım.  Bu konudaki gururumu 'Anlatılmaz; yaşanır' türden diyebilirim. 

Ben, 8 yıldır Türkiye'nin değişik illerinde öğretmenlik yaptım. Bu süreçte görsel basından işadamlarının yaptırdıkları okulların açılışlarını imrenerek izliyordum. Ruhumdaki bir kıpırtı o işadamlarının mutluluğunu ben de yaşayabilir miyim diyordu. İşte öğretmenlik yaptığım 1982li yıllarda bu konuyu kendime bir görev olarak seçtim. Bu hedef için var gücümle çalışarak, çabalayarak ulaşmak doğrultusunda yürüdüm. Ve Allah nasip etti, bu hayalime yıllar sonra 2012 yılında ulaştım. 

Eğitimin önemini anlatmak adına şunu söyleyebilirim: Biz 6 kardeşiz ve bunlardan üçümüz öğretmen. Merhum babam varını yoğunu harcadı ve bizleri okuttu. Çünkü babam eğitimin kıymetini, önemini biliyordu. Ben bu noktalara gelebildiysem bunu aile terbiyeme ve eğitimime borçluyum. Eşimle ben çocuklarım için de aynı hassasiyeti duyuyorum. Eğitimin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Eğitimle kültür seviyenizi yükselterek, araştırmacı, akıllı, ahlaklı, müteşebbis ruhu olan ve çalışkan nesiller yetişir. Böylelikle ekonomik bağımsızlık kazanılır ve başkalarının boyunduruğu altına girmeyiz. Türkiye'de eğitimde çok başarılı olan Burdur'da Fen Lisesi bir eksiklikti. Bu eksikliği gidermek bana nasip oldu. Emeği geçen, destek ve resmi izin veren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

BAŞARILI ÖĞRENCİLERE ARABA HEDİYE EDECEĞİM
Ben Burdur milliyetçisi bir sanayici olarak tüm yatırımlarımı Burdur'a yaptım. Tekstil fabrikası, mermer fabrikası, mermer ocakları ve sosyal sorumluluklarımın neticesinde bu Fen Lisesi var. Bütün yatırımlarım burada. 20'den fazla ülkeye yatırım yaparak, ülkemize döviz kazandırıyoruz. Bu okul, Ercan Akın Fen Lisesi de mermer sektörünün eseridir. 

Ercan Akın Fen Lisesini ününü tüm dünyaya tanıttığımız Burdur Bejiyle donattık.  Okulumuzda görev yapan öğretmenlere ve öğrenim gören öğrencilere de teşekkür ediyorum. Öğrenciler için Türkiye'de ilk üçe girenlere de araba sözü veriyorum. Buradan anlaşılacağı gibi okulu yaptırıp, bitirdikten sonra “Buyurun anahtarı” deyip bir kenara çekilmiyorum ve adımı taşıyan bu okula her zaman destek olacağımı söylüyorum. Okulumdan da başarılı öğrenciler yetişmesini istiyorum. 

 

Bir de Tıp Fakültesi sözünüz var. Tıp Fakültesi yaptırmanız konusunda prosedür tamamlandı mı?

AKIN:  Şayet mermer sektöründe herhangi bir sıkıntı olmazsa sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmeye ve yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bu kapsamda resmiyet kazandırıldığı takdirde Tıp Fakültesi yapmaya söz veriyorum. 
Bu yıl itibarıyla Tıp Fakültesi konusunda bir sıkıntı oluştu. Üniversitemiz Tıp Fakültesi yaptırma iznini henüz almış değiliz. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı henüz bunun için izin vermedi. Bununla ilgili Sayın Başbakanımızdan geçen seferde de talepte bulunduk. Akademisyenler ve üniversitelerde öğretim veren öğretmenlerin sayısının azlığı sıkıntısı ile YÖK'ün izin vermemiş olabileceğini ve biraz daha beklememiz gerektiğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu sözü üzerine de bizler şimdilik beklemedeyiz. 

Önümüzdeki süreçte Tıp Fakültesi yaptırma hamlemizi tekrarlayacağız ve bu hamlemizi sürdüreceğiz.  Burdur'dan milletvekillerimiz, valimiz ve yöneticilerimizle birlikte Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı'na kadar gittik, YÖK Başkanı ile görüştük, bizi Sağlık Bakanlığı'na yönlendirdi ama henüz Tıp Fakültesi'nin resmi iznini YÖK'ten alabilmiş değiliz. YÖK'ten izin çıktığı takdirde üniversitemize Tıp Fakültesi kazandıracağız ama bunun yeri ve mimarisi ne ve nasıl olur henüz karar vermiş değiliz. Yer konusunda benim şöyle bir düşüncem var: şehir merkezinde bir yerde olursa ve Tıp Fakültesi hastanesi ile entegrasyonu sağlanabilirse daha iyi olur ama ne kadar kabul görüp- göremeyeceğini bilemiyorum, böyle de bir durum söz konusudur.  

Tıp Fakültesi yaptırma sözünüzü toplum kabullenmiş durumda ve bu fakülteden sonra bir başka eğitim planınızın olup olmadığı merak konusu. Tıp Fakültesinden sonraki idealiniz nedir?

Eğer bu idealimizi gerçekleştirebilirsek bundan sonrası için de bir şey söylemek için erken. Çünkü henüz Tıp Fakültesine resmi anlamda izin alamadığımız için başlayamadık, önce bir başlayalım, sonrasını bir kez daha düşünürüz. 

OKULLARDAN SONRA SIRADA AVM SÖZÜM VAR

Efendim, bugünkü söyleşimizden aldığımız notlar arasında okullardan sonra bir de Alışveriş Merkezi (AVM) sözünüz var. Bu konuyu açabilir miyiz?

AKIN: Akın Mermer Tekstil İnşaat Makina Enerji Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne Ait AVM Projemiz mevcuttur. Bu doğrultuda 2013 yılı başında satın aldığımız arazinin mevzii imar planı için Burdur Belediyesi'ne müracaat ettik. Söz konusu yere ilişkin 11 adet tüm resmi kurumlardan gerekli izinler alınarak Belediye İmar Komisyonu'na teslim ettik. Kurum görüşleri ve İmar komisyonu kararı neticesinde 4 Aralık 2013'te Burdur Belediyesi Meclisi'nce mevzii imar planı iznini aldık. Mevzii İmar Planı izni akabinde Jeolojik etütler, harita çalışmaları ve imar planlama taslaklarına başladık. Yapılacak AVM kompleksine ilişkin şekil yatırımlara göre İmar Planına yön verilecek.

BU AVM'nin konumu ve teknik özellikleri nedir?

AKIN:  59.000 metrekare yüzölçümüne sahip olan arazi, İstanbul – İzmir – Ankara bağlantılı Burdur- Antalya bölünmüş karayolu (D650 karayolu) üzerinde yer alıyor. Burdur şehir merkezine 2800 metre ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesine 2300 metre mesafede. AVM arsasının önünde bulunan kavşaktan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesine D650 karayoluna alternatif olmak üzere AVM arsasının sınırından geçen yeni bir bölünmüş yol bağlantısı yapıldı. Bu yol çalışması için arazimizin kenarından 2.000 metrekare alan vermek için anlaşmaya varıldı. 

Bildiğiniz üzere D650 karayolu İstanbul, İzmir ve Ankara'dan Antalya'ya seyahat etmekte olan araçların mecburi güzergâhıdır. Bunun yanı sıra İç Anadolu, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde bulunan illerin Antalya bağlantı yoludur. Bu noktadan baktığınızda AVM arsasının bulunduğu konum Antalya şehir merkezine 115 kilometrededir. Ankara ve İstanbul güzergâhından gelen araçların Afyonkarahisar ilindeki Alış Veriş Merkezlerinden sonra ve İzmir Antalya güzergâhında seyahat eden araçlar için Denizli'de bulunan Alış Veriş Merkezlerinden sonra ki tek alternatif AVM konumundadır. 

TELEFERİK VE TELESİYEJ DE YAPILACAK
Bir noktadan baktığınızda ise Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesinde mevcut öğrenci sayısı şu an 10.000 civarında olup birkaç yıl içerisinde açılan ve açılacak olan fakültelerle bu sayının 20.000'e ulaşması beklenmektedir. Yerleşkede bulunan öğrencilerin Alış Veriş Merkezine ulaşması için iki karayolu ve Teleferik veya Telesiyej yöntemi ile ring hattı düşünülmektedir. Ayrıca Alış Veriş Merkezinden Burdur Şehir Merkezine de toplu ulaşım araçları ile bu ring hattı devam ettirilecektir. Yaptığımız AR-GE ve fizibilite çalışmaları neticesinde; Alış Veriş Merkezinin açık olacağı saatler süresince D650 karayolundan Antalya ve Burdur yönünde seyreden araç sayısı 12.000 adettir. Burdur il ve ilçelerinde Alış Veriş Merkezi (AVM) olmaması nedeniyle il nüfusu olan 252.000 kişiye hitap edilecektir. Şu anda bahsedilen potansiyel AVM olmadığı için diğer illere gitmek zorunda kalmaktadır.

Sayın Akın, bu arsada ne gibi, bir kompleks düşünüyorsunuz?

AKIN: 35.000 metrekare AVM binası düşünmekte olup, kiralanması düşünülen alanın da 20.000 metrekare olmasını hedefliyoruz. İki adet yemekli düğüne aynı anda hitap edebilecek düğün salonları, bir adet Akaryakıt İstasyonu, karayolu bitişiğinde Burdur İlinin spesiyal ürünlerinin (ceviz ezmesi, pekmez sucuğu ve benzeri) ve organik yöresel sebze ve meyvelerinin satışının yapıldığı Pazar ve Localar, Üniversite akademisyenleri ve öğrencilerinin ikamet edebileceği apart veya stüdyo tipi dairelerin oluşturulması ve bunlara bağlı sosyal alanlar ve biraz öncesinde belirttiğim gibi arazi topoğrafyasının uygun olması nedeniyle üniversite yerleşkesi ve Alış Veriş Merkezi arasında telesiyej veya teleferik hattının yapılması planlıyoruz.







 
Son Eklenen Haberler