PUSULA

25 Eylül 2011, Pazar 15:47

     

EMEKSİZ YEMEK OLAMAZ

Globalleşen dünyamızda halen daha birbirimizle uğraşıyoruz. Sektörümüzün çıtasının çok hızlı bir şekilde yükselişi, ilerleyen sürçlerde ise geriye gidişi hızlı oldu. Sıkıntılar sıkıntıları kovaladı. Bu kadar karmaşık bir dönemde, biz sektör temsilcileri olarak adımlarımızı çok sağlam atmak zorundayız. Sürekli değişen ekonomimizde hayatta ve ayakta kalmanın zorluklarını yaşarken, birçok kişi bu günü kurtarmanın hesabı ile yanlış adımlar atmaya devam ediyor. Günü kurtarma hesapları yapılırken sektörden götürdüklerinin hesabı yapılmıyor. Zaman içerisinde, aylar ve yıllar geçtikten sonra anladığımız yanlışlarımızı geriye dönüp baktığımızda görebiliyoruz. Fakat iş işten geçmiş oluyor. Evet, çok sıkıcı bir yazı oldu. Bunaldık zaten, birde üzerine bu yazı hiç gitmiyor. Der gibisiniz. Arkadaşlar bunları yazmak istememe rağmen yazmak zorunda kaldım. Çünkü dinlediklerim, duyduklarım ve yaşananları görmezlikten gelmemek gerekiyor. Bugüne kadar böyle bir yazı yazmadım. Fakat ihtişam dolu görünen sektörümüzün sıkıntıları dışarıdan bakıldığında görünmüyor. Bu sektörde çok para var. Diye bakılıyor. Evet var….. Evet, varda, bir o kadarda masraf ve sıkıntı var. Bunları görmek ve bilinçli bir şekilde hareket etmek gerektiğini kimse düşünmüyor. Delicesine atılan adımlar, hayal almaz projeler, yatırımlar birde bakıyorsunuz ki hüsranla biten final. Bir arkadaşımın sözü var. ‘ Bu sektörden hiçbir şey olmaz. Bu gün iyi günlerimiz, yarınlar daha kötüye gidecek.’ Bu sözü her zaman düşünmüşümdür. Neden böyle söylüyor? Diye. Bizler yayın gurubu olarak, haberciliğimiz ve sektör içinde her yerde olmamızdan dolayı birçok insanla bir araya gelerek sohbetler gerçekleştiriyoruz. apılan sohbetlerde ve görüşmelerde her zaman bize sektörün iyi olduğunu ve işlerinin güzel olduğunu söylerler. Kim ile görüşmüş isek bu ve bunun gibi şeyler söylenmiştir. Büyük umutlarla gittiğimiz fuarlarımız da yapılan görüşmelerde, fuarların iyi geçtiğini, satışların yapıldığını, bağlantılar kurulduğundan bahsedilir. Fuardan dönüş yapılır ve aradan geçen zaman diliminde kendilerine tekrar sorduğumuzda, ya henüz bir gelişme olmadı, bekliyoruz, olacak gibi vb. söylemler. İyi de bu kadar güzel olan anlatımlardan sonra neden, sektörümüz bir adım ileriye gidemiyor da yerinde debelenip kalıyor. Yani yerimizde sayıyoruz. Her kesin işi güzel ve iyi ise, çarkın hangi dişlisinde problem var. Önce sorunumuzu, yani bozuk olan dişliyi bulmak gerekir. İlk önce kapımızın önünü temizleyelim. Emekler veriliyor, gece gündüz alın teri dökülerek çalışılıyor. Siparişler alınıyor, İşler yapılıyor, teslimatlar yapılıyor. Sonra iş paraya gelince orta yerde para yok. Nerede bu kadar yapılan işlerin karşılığı olan emeğimizin yemeği. Kim yedi o yemeği. Nereye gitti. Bizler kendi içimizde, bir birimiz ile olan savaşımızda yanlış yolda ilerliyoruz. Savaşımızı kaliteden yana kullanmamız gerekirken, birbirimizin müşterisini nasıl etkileriz diyerek hareket ediyoruz. Yenilikleri ve teknolojiyi takip etmesi gereken sektörümüzde teknoloji kopyacılık ile yürüyüp gitmektedir. Herkes her şeyi yapıyor. Profesyonelleşmenin getirisini bilmemize rağmen, bildiğimiz yoldan değil bilmediğimiz yoldan gitmeyi tercih ederek hareket etmekteyiz. Bu arada karşı taraflar bunu çözmüşler bunu da çok güzel kullanıyor. Üst birliklerimize gelince, hepside birbirinden değerli insanlar. Şahsi olarak hiçbir art niyeti olmayan kişiler. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Fakat nedense bürokrasi kanadında olsun, kurum ve kuruluşlarda olsun bir türlü sorunlarımızı çözme noktasında sonuca gidemiyoruz. Yaptırımlarımızda mı? Söylemlerimizde mi? Ya da sorunlarımızı ilettiğimiz muhatap kişilerde mi hatalarımız var. Birçok sektör kendi içlerinde bütünleşmeyi başarabilmiş ve istediklerini, istedikleri merciden kolayca alabilmekteler. Onları örnek mi almak gerekir. Yoksa onlarla görüşüp bu konuda izledikleri stratejik yolu mu öğrenmek gerekir. Veyahut da kendini sektöre adamış bir grup oluşturup; sadece işi, üst lobilerde sektörün sorunları ile birebir ilgilenecek kişiler mi temsil etmelidir. Kendimiz çalıp kendimiz oynamaktan artık kurtulmalıyız. ESEN KALIN






 
Son Eklenen Haberler